Bazı Popüler Dil Öğretim
Metodları
1. GRAMMAR-TRANSLATION
Gramer-çeviri genellikle dilbilgisi kuralının birkaç örnek cümle ile
açıklanması, yabancı kelimelerin anadilde karşılıklarını içeren bir
kelime listesi, dilbilgisi kuralları ve kelimeleri içeren bir okuma
bölümü ve dilbilgisi ve kelimelerin kullanımı konusunda pratik yapmak
için alıştırmalardan oluşur. Derslerin çoğu öğrencinin anadilinde
yapılır. Gramer-çeviri metodu edinim için kayda değer bir fırsat sunamaz
ve ağırlıklı olarak öğrenmeye dayanır.
2.
AUDIO-LINGUALISM
Audio-lingual dersler genellikle derste üzerinde durulacak kelime ve
dilbilgisi kurallarını içeren bir diyalog ile başlar. Öğrenciler
diyalogu canlandırır ve sonunda ezberler. Diyalogdan sonra, sunulan
yapıların basit tekrar kalıpları, değiştirme, dönüştürme, çeviri ile
kuvvetlendirildiği kalıplar gelir. Bu metot ile edinim bir miktar mümkün
olsa da, uygun ortamlarda çok daha fazla anlaşılır mesaj sunan daha yeni
yöntemlerin sağladığı seviyede olamaz.
3.
COGNITIVE-CODE
Bilişsel-kod, konuşma, dinleme, okuma ve yazma olmak üzere dört dil
becerisini birden geliştirmeye ağırlık verme dışında gramer-çeviri
metoduna benzer. İletişim yetkinliği üzerinde durulur. Gramer-çeviri
metoduna göre daha fazla anlaşılır mesaj sunduğu için daha yüksek bir
edinim sağlayacaktır ancak yeni yöntemler daha fazlasını sağlayacak ve
daha iyi netice verecektir. Bu metotta da fazlasıyla öğrenmeye ağırlık
verilir.
4.
THE DIRECT METHOD
Birçok yaklaşım "doğrudan metot" olarak adlandırılmıştır; burada ele
alınan yaklaşım öğrenilen dilde tartışmaları içerir. Öğretmen dilde
örnekler kullanarak dilbilgisini ima yoluyla öğretir; öğrenciler sunulan
örneklerden yola çıkarak dilin kurallarını tahmin etmeye çalışırlar.
Öğretmenler ilgili konu hakkında sorular sorarak ve günün dilbilgisi
kurallarını konuşmalarda kullanarak öğrenci ile sürekli etkileşim
halindedir. Doğruluğa dikkat edilir ve yanlışlar düzeltilir. Bu metot şu
ana kadar bahsedilenlerden daha fazla anlaşılır mesaj sunar ancak yine
de fazlasıyla gramer ağırlıklıdır.
5.
THE NATURAL APPROACH
Doğal Yaklaşımda yalnız öğretilen dilde konuşulur ve dersler edinim için
gerekli mesajın sunulmasına ayrılmıştır. Öğrenciler anadillerini ya da
öğrendikleri dili kullanabilirler. Konuşmalardaki yanlışlar düzeltilmez.
Derslerin amacı öğrencinin "düşünceleri hakkında konuşmak, görevleri
yerine getirmek ve problemleri çözmek" üzere dili kullanabilmesini
sağlamaktır. Bu yaklaşım öğrenme ve edinme gerekliliklerini karşılamayı
hedefler ve bu yolda büyük ölçüde başarılı olur. Başlıca eksikliği,
sınıf içi öğretimin dersin tüm öğrenciler için ilginç ve dikkate değer
olabilmesiyle sınırlı oluşudur.
6.
TOTAL PHVSICAL RESPONSE
Total Physical Response, TPR öğrencilerin öğretmenini dildeki seviyeleri
ilerledikçe zorluk derecesi artacak şekilde verdiği "otur", "yürü" gibi
komutları dinlemesi ve uygulamasını içerir. Öğrencinin konuşması
ertelenmiştir ve öğrenci konuşma hevesi duyduğunda başlangıç itibariyle
diğer öğrencilere komutlar verirler. Teori TPR yönteminin dil edinimi
ile sonuçlanacağını söyler. İçeriği her zaman öğrenci için ilginç olmasa
da diğer metotlardan daha iyi sonuç vermektedir.
7.
SUGGESTOPEDIA
Suggestopedia dersleri küçük mevcutlarla yapılır ve yoğundur, edinimin
gerçekleşebilmesi için stresin düşük olduğu, (müzik ve meditasyonla
tamamlanan aktif ve pasif seanslar içerebilen) çekici ortamlar sağlamaya
ağırlık verilir. Bazen öğrencilerin anadili başlangıçta kullanılır ancak
genellikle yabancı dil kullanılır. Doğru atmosfer ve içeriğin özünü
oluşturan diyalogların canlandırılmasında öğretmenin rolü çok önemlidir.
Suggestopedia, dilbilgisine gereğinden fazla önem vermezken ideal
derecede mesaj sağlamaktadır.
Uygulamalı dilbilim araştırmaları bu metotlar hakkında ne diyor?
Uygulamalı araştırma gramer-çeviri, audio- lingual, bilişsel-kod gibi
eski metotları yenilerden çok daha fazla araştırdı. Eski metotların
neticeleri arasında çok küçük farklılıklar mevcuttur. Daha geniş
miktarda araştırma gerekse de TPR ve diğer yeni yeni yaklaşımlar
"eskilerinden çok daha iyi sonuç vermektedir".
O
halde hangisi daha iyi, sınıf mı gerçek hayat mı? "Yabancı dil
sınıflarının rolü öğrenciyi daha fazla yabancı dil edinimi için dış
dünyayı kullanabilecek seviyeye getirmektir... Bunun anlamı, görevimiz
öğrencilerin yabancı dil yetkinliğini dışarıda duyduklarını anlayacak
seviyeye getirmek için yeterli derecede anlaşılır mesaj sunmaktır...
Diğer bir deyişle, tüm yabancı dil sınıfları geçicidir".
Gerçek hayatta, dil edinmeye çalışanlara yardım etmeye gönüllü
yabancılarla yapılan konuşmalar çok farklıdır. Bu yabancılar bir
ebeveynin çocukla konuşmasından çok ta farklı olmayan bir surette
"yabancı konuşması (foreigner talk)"na iştirak etmiş olurlar.
Gönüllü okumalar da yabancı dil edinimi için yararlıdır, özellikle
okuyucu anlayabileceği seviyede ve ilgisini çeken bir metin seçmede
özgürse.
Edinilen dilde içerik sınıflarına devam etmek ileri seviyedeki
öğrenciler için yararlı olabilir, özellikle sınıf bu dili edinen
öğrencilerden oluşuyorsa.
7.
COMMUNICATIVE APPROACH
İletişimsel
Yaklaşım, öğrencilerin hedef dili bir çok çeşitli bağlamda
kullanmalarına ve dil işlevlerini öğrenmelerinde yardımcı olmaya
çok büyük vurgu yapar.
İletişimsel Yaklaşımın asıl amacı, öğrencilere doğru sesletim
becerisi kazandırmak ve mükemmel gramer yapıları
geliştirmelerinde yardımcı olmaktan ziyade anlam yaratmalarında
yardımcı olmaktır. Bu da başarılı bir yabancı dil öğretiminin,
öğrencilerin dilin resmi ve sosyolinguistik yönlerinin makul
yeterlilikle iletişim kurmada kullanılması olarak
tanımlanabilecek iletişim yetenekleri geliştirmeleriyle
değerlendirilmesi anlamına geliyor.
İletişimsel Yaklaşım kesin olarak belirlenmiş sınıf aktiviteleri
içeren bir öğretim metodundan ziyade, daha geniş bir öğretim
yaklaşımı olarak şekillenmiştir. Kısacası, İletişimsel Yaklaşım,
genel prensipler listesi olarak tanımlanabilir.
İletişimsel Yaklaşımın Beş Öğesi
1- Hedef dille etkileşim yoluyla iletişimin öğrenilmesi
2- Öğrenme ortamında sunulan özgün metinler
3- Öğrencilerin sadece dile değil, öğrenme yönetimi sürecine
odaklanmaları için fırsatları temini
4- Sınıf öğretiminde önemli bir yeri olan kişisel deneyimlerin
geliştirilmesi
5- Sınıf öğretiminin sınıf dışı aktivitelerle
ilişkilendirilmesi.
Bu beş özellik sınıf içinde ve dışında kullanıldığı için,
öğrencilerin istek ve ihtiyaçlarıyla yakından ilişkilidir. Bu
geniş tanımlama çerçevesinde öğrencilerin iletişimsel
becerilerini geliştirmeye yönelik ve geniş bir bağlam içerisinde
olan herhangi bir uygulama yararlı öğretim tekniği olarak
görülür.
Bundan dolayı iletişimsel yaklaşım sınıfta sesletim ve gramer
temelli aktivitelerin yanı sıra, öğrenciler arasında anlaşma ve
işbirliği gerektiren grup ve ikili çalışmalar, öğrencilerin
güven kazanmalarına yardımcı olacak akıcılık temelli
alıştırmalar, dil işlevlerinin kullanılmasını geliştirilmesini
sağlayan rol üstlenme aktiviteleri şeklini alır.
İletişimsel
Yaklaşımdaki Sınıf Aktiviteleri
- Rol üstlenme
- Röportajlar
- Bilgi boşlukları
- Oyunlar
- Dil değişimleri
- İncelemeler
- İkili çalışmalar
- Öğreterek öğrenme
Ancak İletişim yaklaşımdan faydalanan tüm programlar
aktivitelerini bunlarla sınırlandırmak zorunda değillerdir. Bazı
programlar, zaman zaman çeşitli dil bilgisi testler veya
iletişimsel olmayan alıştırmalar kullanabilirler.
İletişimsel Yaklaşımın Özellikleri
1-
Dili bir iletişim aracı olarak ele alır. Tüm iletişimsel
aktivitelerin sosyal bir amacı olduğunu ve öğrencilerin her
zaman söyleyecek bir şeyleri olduğunu savunur.
2- İletişim geniş bir işlevler (bilgi edinme,
özür dileme, duyguların ifade edilmesi vs.) ve kavramlar (geç
kalma için özür dileme, en yakın postanenin nerede olduğunu
öğrenme vs.) yelpazesini içerir.
3- İletişimsel yaklaşıma dayanan yeni
müfredatlar, ilk aşamalardan itibaren iletişimsel becerileri
sundular. 1970'lerde ortaya çıkmış bir akım olan "Modern
dillerde sınıflandırılmış hedefler" kısa zamanlı görevlerle
öğrencilerin dikkatini çekmeyi ve motivasyonlarını yüksek
tutmayı başarmıştır.
5- Sınıf
aktiviteleri, dilin şeklinden çok anlamına odaklanarak
öğrencileri hedef dili anlamlı amaçlar doğrultusunda
kullanmaları için en üst düzeyde fırsatlar sunmaktadır.
6- Hedef dilin olağan sınıf yönetiminde ve ders
anlatımında kullanılması, doğal dil edinimi sürecini yansıtır.
7- Öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarıyla
yönlendirildiğinden dolayı, iletişimsel yaklaşım öğrenci
merkezlidir.
8- Aksan, fonksiyonel dil üzerinedir. Yani
öğrenciler, hedef dilin konuşulduğu yabancı bir ülkeye gidip
günlük durumlarla başa çıkmayı öğrenerek oradaki gerçekliğe
hazırlıklı olabilmektedirler.
9- Sınıf, tekrardan ziyade aniden ortaya çıkan
yaratıcı rollere, araştırmalara, projelere ve oyunlara
odaklanarak, öğrencilere gerçek hayattaki durumlara benzer
durumlarda gerçek iletişim imkânını sunmalıdır.
10- Çift ve grup çalışmalarını içeren aktif
öğrenme ön plandadır.
11- Sınıfta dinleme ve konuşma becerilerine
odaklanılması ve sadece öğretmeni dinlemekten ziyade sesleri
çıkarmak, hata yapma şansını yakalamak ve nasıl yanlışlar
yapıldığını görmek yoluyla dil ile etkileşimde bulunulan zaman
süresi, ifade kolaylığı sağlaması açısından çok önemlidir.
12- Hatalar dil öğrenimini doğal bir
parçasıdır. Dili aniden ve yaratıcı bir şekilde kullanmaya
çalışan öğrencilerin hata yapmaları çok normaldir. Bu hataların
sürekli düzeltilmesi gereksiz, hatta yaratıcılığı sekteye
uğrayan bir faktördür. Bu yaklaşıma göre dilin yapısından çok,
öğrencilerin konuşarak iletişim kurmaları daha önemlidir.
13-
İletişimsel yaklaşım sadece konuşma becerileriyle sınırlı
değildir. Öğrencilerin 4 beceride de (okuma, yazma, dinleme,
konuşma) okuma ve yazma becerileri de aynı zamanda
geliştirilmelidir.
14- Dil bilgisi, daha yaratıcı yaklaşımlara
beraber, klasik yollarla, daha az sistematik bir şekilde de
öğretilebilir.
15- Dilin analizi ve gramerin açıklanması bazı
öğrencileri üzerinde işe yarayabilir fakat hedef dilin geniş bir
şekilde kullanılması bütün öğrenciler için fayda sağlayacaktır.
Öğrencilerin belirli ve sürekli aralıklarla hedef dilde
söylenmiş birçok şeye gereksinimi olacaktır. Böylece o dili,
sadece belirli sözcüksel noktaların edinimiyle kalmayarak
benimserler.
16- İletişimsel yaklaşım, öğrencilerin
ilgilerine adapte edebilmek için dili kişiselleştirir.
17- Deyimler ve günlük ifadeler (hatta zaman
zaman argo) de günlük kullanımın birer parçasıdır.
18- Öğrencilerin ana dillerinden de aşina
oldukları konuların kullanımı öğrencilerin motivasyonlarını
arttırır ve böylece daha aktif bir şekilde derse katılmalarını
sağlar.
19- Öğretimde kullanılan materyaller,
öğrencilerin kendi hayatlarıyla ilgili olmalı ve yaşlarına uygun
materyaller seçilmeli. Materyallerin düzenli olarak değişmesi de
öğrencilerin ilgisini uyanık tutar.
20- Dilin monoton ve "araç" odaklı olması
gerekmez fakat doğala ve yapılandırılabilir olabilir. Dil asla
statik bir yapıda değildir. Hayat da aynı şekilde hazırlıksız ve
farkında olmadan sürer.
21- Dilin doğaçlama bir şekilde kullanılması
öğrencilerin beklenmeyen durumlarda kendilerine olan güvenlerini
arttırır.
22- İletişimsel yaklaşım, daha ilginç ve motive
edici olan özgün kaynaklardan faydalanır. Bu tarz materyaller,
bir yabancı dil sınıfında ana dili İngilizce olan toplulukların
öğrenci üzerinde yapacağı etkinin benzerini oluşturmaya yardımcı
olur. Gazete kupürleri, makaleler, şiirler, tarifler, videolar
vs. gibi şeylerden faydalanılabilir.
23- Sadece bir ders kitabıyla sınırlı kalmamak
önemlidir. Bir ders kitabının sayfa sayfa işlenmesi gerektiği
düşünülmemelidir. Ders kitabı sadece başlangıç için araçtır.
Biraz hayal gücüyle ders kitapları daha iletişimsel bir yolla
kullanılabilir. Öğretmen, sadece kitaba bağlı kalmaktan ziyade,
dile olan hâkimiyetine güvenmelidir.
24- Görsel uyarıcıların kullanılması,
kullanışlı iletişimsel dilin gelişimi açısından önemlidir.