Öğrenci Girişi

Şifremi Unuttum

Öğrencilere Yönelik İngilizce Eğitimlerimiz

Küçük çocuklarda dil edinimi doğal olarak gerçekleşir. Yetişkinlerin ya da gençlerin aksine, bilinçli bir öğrenme olmadan da dil öğrenmeye yatkındırlar. Telaffuzları taklit etme ve kuralları kendi kendilerine çözme yetenekleri vardır. Muhtemelen daha geç bir yaşta gramer temelli kitaplardan İngilizce öğrenmiş olan yetişkinler tarafından söylenmediği sürece, İngilizce konuşmanın zor olduğuna dair herhangi bir düşüncede akıllarına gelmez. 

Erken Başlamanın Yararları

•Küçük çocuklar, ana dillerini öğrenebilmek için bireysel, doğuştan gelen dil öğrenme yollarını hala kullanmaktadırlar ve bu yüzden aynı ipuçlarını İngilizce öğrenmek için de kullanabileceklerini kısa süre içinde fark ederler.

•Küçük çocukların oyuna benzer faaliyetler ile öğrenecek zamanları vardır. Bir yetişkin ile beraber yapılan bir faaliyette yer alarak dil öğrenirler. İlk önce faaliyeti anlarlar, sonra da yetişkin ile ortak kullandığı dilden anlam çıkartırlar.

•Küçük çocukların İngilizceyi günlük düzenlerine uydurmak için daha fazla vakitleri vardır. Okul programları genellikle daha hafiftir ve çocukların zihinleri henüz saklanması ve test edilmesi gereken bilgilerle dolmamıştır. Ev ödevleri ya çok azdır ya da hiç yoktur. Belli kurallara uymak gibi bir dertleri yoktur.

•Küçük yaşlarda ikinci bir dil öğrenme şansını yakalamış çocukların, hayat boyunca, her başka bir dil öğrenmeye çalıştıklarında aynı doğal dil öğrenme stratejilerini kullandıkları gözlenmiştir. Üçüncü, dördüncü dili, hatta birçok dili öğrenmeye çalışmak ikinciyi öğrenmekten daha kolaydır.

•Daha büyük çocuklar ya da yetişkinler gibi dili bilinçli olarak öğrenmek zorunda kalanlardan ziyade kendi kendine kapan çocukların, büyük olasılıkla daha iyi bir telaffuzları, ayrıca dile ve kültüre karşı fazla yatkınlıkları olur. Tek dil konuşan çocuklar ergenlik çağına gelip daha çekingen bir hale geldiklerinde, dili kaparak öğrenme yetenekleri kaybolur ve İngilizceyi gramer kitaplarından bilinçli bir biçimde çalışmaları gerektiğini hissederler. Bu değişimin ne zaman ortaya çıkacağı, çocuğun gelişim düzeyine ve kendi toplumunun ondan beklentilerine bağlıdır.

İngilizce öğrenmenin aşamaları

Konuşma dili okuma ve yazmadan önce kendiliğinden öğrenilir.

a.Sessiz dönem

Bebekler ana dillerini öğrenirlerken ilk önce 'sessiz dönem'den geçerler. Konuşamadıkları bu dönemde, izler, dinler ve mimikler ya da jestlerle iletişim kurarlar. Küçük çocuklar İngilizce öğrenirken de, henüz herhangi bir İngilizce kelime kullanılmadan iletişimin ya da anlayışın olduğu benzeri bir 'sessiz dönem' olabilir.

Ebeveynler bu süre zarfında çocuklarına kelimeleri tekrarlattırarak onları diyalog kurmaya zorlamamalıdırlar. Konuşma tek taraflı olmalıdır, yani yalnızca çocuğa dili öğrenmesi için fırsat tanıyan ebeveyn konuşmalıdır. Ebeveynler öğrenmeyi kolaylaştırmak için ebeveyn dili (özel bir konuşma biçimi) kullanırsa, çocuklar da ana dillerini öğrenirken kullandıkları stratejilerin birçoğunu kullanabilirler.

b.Konuşmaya başlamak

İngilizce çalışma saatlerinin sıklığına bağlı olarak, bir süre sonra her çocuk (kızlar genellikle oğlan çocuklarından daha çabuk) diyalogların içinde ya da beklenmedik ifadeler olarak basit kelimeler (‘cat’, 'dog') ya da kısa kalıplar kullanmaya başlarlar ('What's that?' 'It's my book' 'I can’t,’ ‘That's a car;’ ‘Time to go home’) Çocuk, bazı ifadelerin birden fazla kelime içerdiğini fark etmeden, telaffuzu birebir taklit ederek bunları ezberlemiştir. Bu dönem bir süre devam eder ve çocuk kendi ifadelerini oluşturmaya başlayana kadar dilini daha da geliştirir ve yeni öğrendiği ifadeleri diyaloglar için kendince kısaltma olarak kullanır.

c.İngilizceyi geliştirmek

Çocuklar zaman içinde ezberlenmiş bir kelimeye kendi bildikleri diğer bir kelimeyi ekleyerek oluşturdukları ifadeler kullanmaya başlarlar ('a dog,' 'e brown dog,' 'a brown and black dog') ya da ezberlenmiş bir ifadeye kendi girdilerini eklerler (‘That’s my chair' ‘Time to play'). Çocuk, İngilizceyle ilgilenme sıklığına ve bu derslerin kalitesine bağlı olarak cümleler oluşturmaya başlar.

1.Anlama

Anlama her zaman konuşmadan daha iyidir ve küçük çocukların kavrayış yetenekleri hafife alınmamalıdır; çünkü kendi ana dillerini anlamak için de gözlemledikleri ipuçlarını anlamlandırmaya alışmışlardır. Ana dillerinde duydukları her şeyi anlamasalar da meselenin özünü kavrarlar; yani birkaç önemli kelimeyi yakalayıp geri kalanını çözüp anlamlandırabilmek için farklı ipuçlarından yararlanırlar. Teşvik edildiklerinde, 'özü kavrama' yeteneklerini İngilizceyi anlamak için de kullanabilirler.

2.Hayal kırıklığı

İngilizce çalışma saatleri başladıktan sonra bazı küçük çocuklar, özellikle de erkek çocukları, düşüncelerini İngilizce ifade edemedikleri için hayal kırıklığına uğrarlar. Bazıları İngilizceyi kendi ana dillerini konuştukları gibi hızlı konuşmak isterler. Çocuklardaki hayal kırıklığının üstesinden gelmede, 'I can count to 12 in English' gibi sayı sayma oyunu ya da kalıp ifadelerin bulunduğu tekerlemeler çoğunlukla işe yarar.

3.Hatalar

Çocuklar bir hata yaptıklarında bu onlara söylenmemelidir, çünkü herhangi bir düzeltme hemen heveslerini kaçıracaktır. Hatalar İngilizcenin gramer kurallarını öğrenmeye çalışma sürecinde ya da telaffuz konusunda olabilir. Eğer 'I goed’, diyen çocuk ebeveyninin ‘yes, you went' diye tekrarladığını duyarsa, bir süre sonra 'went' demeye başlar. Ya da eğer ebeveyn çocuğun 'zee bus' dediğini duyar ve 'the bus' diye tekrarlarsa, çocuk doğrusunu öğrenir. Eğer çocuklar ana dillerini öğrenirken ebeveynlerinin kendilerinin yaptıkları yanlışların doğrusunu tekrar kullandıklarını duyma fırsatı bulurlarsa, kendi hatalarını zamanla düzelteceklerdir.

4.Cinsiyet farklılıkları

Erkek çocukların beyni kız çocuklarınkine göre daha farklı gelişir ve bu erkek çocuğunun dili edinişi ve kullanışı üzerinde etkili olur. Karma sınıflar, kızların dil kullanma yeteneği karşısında geride kalma olasılığı olan erkek çocuklar için çok yararlı olmayabilirler. Erkek çocukların potansiyellerine ulaşmaları için kızlarla farklı dil tecrübeleri edinmeleri ve başarılarının kızlarla karşılaştırılmaması gerekir.

5.Dil öğrenme ortamları

Kendilerine doğru tecrübelerin sağlanmadığı ve ebeveynlerinin 'ebeveyn dili' teknikleri eşliğinde destek görmeyen çocuklar, İngilizce öğrenmeyi daha güç bulabilirler.

Küçük çocuklar kendilerini güvende hissetmelidirler ve İngilizce öğrenmeleri için onlara iyi bir neden sunulmalıdır.

İngilizce yapılan aktiviteler, zaten biliyor oldukları ilgi çekici bazı günlük faaliyetler ile bağlantılı olmalıdır. Örneğin İngilizce resimli bir kitap okumak, İngilizce bir tekerleme söylemek, 'İngiliz' usulü atıştırmak.

Aktivitelerde, olup bitenler hakkında yorumda bulunurken bir yetişkin gibi konuşulurken diyaloglar ebeveyn dili kullanılarak oluşturulmalıdır.

Çocukların kendi ana dillerinde zaten bildikleri kavramlara odaklanan İngilizce çalışmaları eğlenceli ve ilgi çekicidir. Bu yolla çocuklar, yeni bir kavram ve yeni bir dilden oluşan iki ayrı şey değil, zaten bildikleri bir şey hakkında İngilizce konuşmayı öğrenirler.

Aktiviteler bazı nesnelerle desteklenmelidir, çünkü bu anlamaya yardımcı olacak ve ilgiyi artıracaktır.

6.Okuma

Kendi ana dillerinde okuyabilen çocuklar genellikle İngilizce okumanın nasıl olacağını merak ederler. Kendi dillerinde kelimeleri nasıl okuyup metinden nasıl anlam çıkaracaklarını bildiklerinden, eğer İngilizce okuma konusunda destek almazlarsa, kendi dillerinde bildikleri okuma tekniklerini kullanıp İngilizceyi kendi dilinin aksanıyla okumaya kalkabilirler.

Küçük çocuklar İngilizce okumayı sökmeden önce, alfabenin 26 harfini ve sesleri bilmelidirler. İngilizcede 26 harf ama ortalama 44 ses olduğundan, bu seslerin hepsini öğretmeden önce çocuğun dil ve okuma konusunda daha fazla tecrübe kazanmasını beklemek daha doğru olacaktır.

Eğer çocuklar İngilizceyi zaten biliyorlarsa, okumayı öğrenmeleri daha kolay olacaktır. Yetişkinlerle paylaştıkları resimli kitapları olan ya da tekerlemeler bilen birçok çocuk İngilizce okumayı kendi kendine öğrenir, çünkü dili ezberlemiş olması muhtemeldir. Ezbere bildikleri şeyleri okumak, çocukların okumayı öğrenmesinde önemli bir aşamadır, çünkü bu onlara basit kelimeleri kendi kendilerine çözme fırsatı verir. Çocuklar okuyabildikleri bir kelime hazinesi oluşturdukları zaman kendilerine güvenirler ve daha yoğun bir çalışmaya hazır olurlar.

7.Aile desteği

Çocuklar, ilerleme kaydettiklerini hissetmelidirler. Sürekli olarak teşvik edilmeli ve başarıları için övgü almalıdırlar, çünkü her türlü başarı motivasyon sağlar. Ebeveynler yalnızca temel bir İngilizce biliyor ve çocuklarıyla birlikte öğreniyor olsalar bile, çocukları motive etmek için çok iyi bir konuma sahiptirler.

Ebeveynler paylaşım ile yalnızca çocuklarının İngilizcesini ve İngilizce yapılan aktiviteleri aile hayatına sokmakla kalmaz, aynı zamanda dil öğrenimi ve diğer kültürlere yaklaşım konusunda da çocukları üzerinde etkili olurlar Günümüzde genel olarak kabul edildiği üzere, yaşam boyu sürecek tutumlar erken çocukluk döneminde, çocuklar 8 ya da 9 yaşından küçükken belirlenmektedir.

İlköğretim Öğrencilerine Yönelik Kurs Programları

Kurs Seviye Ders Programı
Pre-Primary 5-6-7 Yaş Haftada 1 gün 2 ders
Early-Primary İlköğretim 2-3.sınıf Haftada 1 gün 3 ders
Late-Primary C1 İlköğretim 4.sınıf Haftada 1 gün 3 ders
Late-Primary C2 İlköğretim 5.sınıf Haftada 1 gün 3 ders
Teens D1 İlköğretim 6.sınıf Haftada 2 gün 4 ders
Teens D2 İlköğretim 7.sınıf Haftada 2 gün 4 ders
Teens D3 İlköğretim 8.sınıf Haftada 2 gün 4 ders

Lise Öğrencilerine Yönelik Kurs Programları

Lise öğrencilerine yönelik kurs programlarında seviye bazlı sınıflar oluşturulmaktadır. Öğrenciler öncelikle bir seviye belirleme sınavına (SBS) girerek, eğitime hangi seviyeden başlanacağına karar verilmektedir. Lise öğrencilerine yönelik İngilizce eğitimleri Elementary (temel), Pre-intermediate (ortaönü), Intermediate (orta) ve Upper-intermediate (ortaüstü) olarak toplam dört seviyeden oluşmaktadır.

Seviye Ders Programı
Elementary Haftada 2 gün 6 ders
Pre-Intermediate Haftada 2 gün 6 ders
Intermediate Haftada 2 gün 6 ders
Upper-Intermediate Haftada 2 gün 6 ders